Nöroçeşitlilikte Bağırsak ve Sindirim Sistemi Sorunları
Otizm ve DEHB popülasyonunda yaygın görülen fonksiyonel gastrointestinal bozukluklar, gastroparezis ve vasküler kompresyon sendromlarının klinik değerlendirmesi.
Giriş
Gastrointestinal (GI) disfonksiyon, otizm ve DEHB popülasyonunda tıp camiası tarafından uzun süre sadece "anksiyete ve stres" kaynaklı olarak değerlendirilmiş, ancak son yıllarda bu tablonun fiziksel ve otonomik altyapısı olduğu kanıtlanmıştır. Yapılan kapsamlı bir meta-analiz çalışmasında, hEDS/HSB (Hipermobilite Spektrum Bozukluğu) olan hastaların kontrol grubuna kıyasla kronik GI semptom geliştirme riskine tam 4.29 kat daha fazla sahip olduğu ve bu hastaların %65'inin en az bir kronik sindirim sistemi şikayeti bildirdiği doğrulanmıştır.
Bu bireylerde en sık rastlanan semptom mide yanması (heartburn) olarak belirlenmiş, bunu fonksiyonel yutma güçlüğü (disfaji) ve Gastroözofageal Reflü Hastalığı (GÖRH) takip etmiştir.
---
Gastroparezis (Mide Boşalımında Gecikme)
Nörogelişimsel ve somatik patolojilerin kesişimi, sindirim sisteminde yalnızca ufak fonksiyonel şikayetlerle sınırlı kalmayıp ciddi yapısal anomalileri de beraberinde getirmektedir.
Bağ dokusu gevşekliği ve Vagus sinirinin işlev bozukluğu (vagal tonus düşüklüğü), sindirim kanalındaki kas hareketlerinin (peristaltizm) zayıflamasına yol açar. Dirençli bulantı, kusma, erken doygunluk hissi ve reflü şikayetleri olan genç hastaların gastrointestinal profili incelendiğinde, bu bireylerin %50'sinde sintigrafi ile belgelenmiş objektif mide boşalımında gecikme (gastroparezis) saptanmıştır.
Yiyeceklerin midede gereğinden uzun süre beklemesi; fermantasyona, aşırı gaz üretimine (SIBO riskine) ve besin emilim bozukluklarına neden olmaktadır.
---
Vasküler Kompresyon Sendromları (SMAS ve MALS)
Daha da önemlisi, bağ dokusunun gevşekliğine bağlı olarak organların yer değiştirmesi (sarkması) veya damarların anormal bası yapması sonucu gelişen nadir fakat çok şiddetli vasküler kompresyon sendromları teşhis edilmiştir:
> Süperior Mezenterik Arter Sendromu (SMAS) ve Median Arkaut Ligament Sendromu (MALS) gibi nadir vasküler kompresyon sendromları, bağ dokusundaki gevşekliğin ve organ ptosisinin (sarkmasının) doğrudan bir sonucudur.
SMAS: İnce bağırsağın bir kısmının (duodenum) aort ile süperior mezenterik arter arasında sıkışmasıdır. Özellikle hızlı kilo kaybı sonrası şiddetli kusma ve yemek sonrası ağrı ile kendini gösterir.
MALS: Diyaframın altındaki bir bağın (median arkaut ligament), karın organlarına kan taşıyan çölyak artere baskı yapmasıdır. Nefes alma ve yemek yeme ile artan üst karın ağrısına yol açar.
---
Çocuklarda Fonksiyonel Sindirim Sorunları
Pediatrik popülasyonda (çocukluk çağında) da durum benzer bir ciddiyet sergilemektedir; karmaşık fonksiyonel gastrointestinal bozukluğu (FGIB) olan çocukların büyük bir kısmında altta yatan eklem hipermobilitesi ve POTS (ortostatik intolerans) saptanmıştır.
Bu çocuklarda sindirim sistemi şikayetlerinin yanı sıra sıklıkla uyku bozuklukları, kronik yorgunluk, ayağa kalkınca baş dönmesi, migren ve sebebi açıklanamayan kas ağrıları (fibromiyalji) gibi çok sayıda sistemik komorbidite eşlik etmektedir.
> [!TIP]
> Ortostatik intoleranstaki anksiyete ve depresyon düzeyleri ile hipermobilitenin getirdiği bulantı skorları arasındaki korelasyon, bu fiziksel belirtilerin 'psikojenik olmadığını', doğrudan otonomik sinir sistemi arızasının bir yansıması olduğunu açıkça göstermektedir.
Bu bireylerde sindirim sistemini düzenlemek için prokinetik ajanlar (mide hareketlendiriciler), küçük ama sık öğünler, sıvı ağırlıklı beslenme ve otonomik sinir sistemini destekleyen fizik tedavi yaklaşımları bir arada kullanılmalıdır.