Nöro Farklılık Paradigması: Hastalıktan Kimliğe Geçiş
Geleneksel klinik psikiyatri modelinin DEHB ve Otizmi salt 'bozukluk' olarak görmesinden, 'farklılık ve kimlik' paradigmasına geçiş.
Tıbbi Modelden Sosyal Modele
Nörogelişimsel farklılıkların, bilhassa DEHB ve Otizm Spektrum Bozukluğu'nun (OSB) toplumsal algısı son yıllarda geri döndürülemez bir paradigma kayması yaşamıştır. Geleneksel klinik psikiyatri, bireyi salt bir 'hasta' ve durumu düzeltilmesi gereken bir 'bozukluk' olarak konumlandırırken; yeni Nöro Farklılık (neurodiversity) felsefesi beynin bu kablolanışını doğal bir insanlık varyasyonu olarak kabul eder.
Bu eksen kayması, psikiyatrist ofislerinden ziyade Instagram ve YouTube gibi dijital platformlarda, bizzat durumu yaşayan Nöro Farklı bireylerin (özne) kendi deneyimlerini (lived experience) merkeze alarak inşa ettikleri topluluklar sayesinde hız kazanmıştır.
Artık temel hedef, bireyi 'nörotipik' (standart) görünecek şekilde tedavi edip baskılamak değil; çevreyi bireyin ihtiyaçlarına (duyusal regülasyon, otonomi) uygun hale getirecek 'sosyal iskeleler' (scaffolding) kurmaktır.