DSM-IV'ten DSM-5'e Tanı Paradigmaları ve AuDHD
DEHB, Otizm ve AuDHD fenomenolojisi üzerine kapsamlı analiz.
Tanısal Hiyerarşiden Spektrum Bütünlüğüne
DSM-IV döneminde, nörogelişimsel bozukluklar hiyerarşik bir yapıya dayanıyordu ve bir bireye aynı anda hem Otizm Spektrum Bozukluğu (OSB) hem de DEHB tanısı konulamazdı. Bu dışlama kriteri, otizmli bireylerin yürütücü işlev zorluklarının on yıllarca göz ardı edilmesine yol açmıştır.
Tarihsel sürece bakıldığında, Leo Kanner (1943) ve Hans Asperger'den (1944) çok önce, 1926 yılında Rus nörolog Ewa Ssucharewa (Grunya Sukhareva) otizmin sosyal-iletişimsel ve duyusal hassasiyet kriterlerini "şizoid psikopati" başlığıyla yayımlamıştır. 1981 yılında Lorna Wing'in çevirileriyle Asperger sendromu adını alan bu yapı, nihayetinde 2013'te yayımlanan DSM-5 ile Asperger ve PDD-NOS (Atipik Otizm) alt kategorilerini 'Otizm Spektrum Bozukluğu' (OSB) şemsiyesi altında birleştirmiştir. DSM-5 en önemlisi OSB ile DEHB'nin eş zamanlı tanılanmasına (komorbidite) açıkça izin vermiştir. Bu majör değişim, AuDHD topluluğunun tıbbi gerçeklikte karşılık bulması için kritik bir dönüm noktası olmuştur.
Buna ek olarak, Dünya Sağlık Örgütü'nün ICD-11 sistemi, spektrum yapısını benimserken klinik heterojenliği korumak için zeka ve dil durumuna göre özgün alt kodlar kullanmaktadır. Örneğin, eski Asperger profili (zeka ve konuşma kaybı olmayan) 6A02.0 koduyla, dil gecikmesi gösteren tipik Atipik Otizm profili ise 6A02.2 koduyla temsil edilmektedir.
---
AuDHD: İki Dünyanın Çarpışması
AuDHD (Otizm ve DEHB birlikteliği), her iki durumun da zıt özelliklerini aynı beyinde barındıran kompleks hibrit bir nörotiptir. Otistik taraf rutin, öngörülebilirlik, yapı ve derin odaklanma talep ederken; DEHB tarafı yenilik, uyarım, dopamin arayışı ve sürekli değişim ister.
Bu çelişkili ihtiyaçlar sistemi, kronik bir 'karar felcine' (paralysis) neden olabilir. Birey bir projeye büyük bir dopaminerjik itkiyle başlar ancak sonrasında otistik tarafın 'mükemmeliyetçilik' talebi altında boğularak işi bitiremez. Aynı beyinde hem rutine ölümüne ihtiyaç duymak hem de o rutinden 2 günde inanılmaz sıkılmak AuDHD'nin özüdür.