Görünmez Mantar: DEHB Bir Balon veya Moda mı?
Son yıllarda artan teşhis sayılarının ardındaki bilimsel gerçek: Sosyal medyanın etkisi mi yoksa tanısız neslin uyanışı mı?
Teşhis Artışı: Bir Moda mı Yoksa Tanısız Neslin Uyanışı mı?
Sosyal medyada DEHB içeriklerinin artmasıyla toplumda 'herkeste DEHB var, bu bir moda oldu' algısı oluşmuştur. Dr. Cengiz Arca ve birçok psikiyatrist, tablonun 'balon' (overdiagnosis) olmadığını, aslında yıllarca 'kayıtlara geçmemiş' karanlık istatistiklerin (tanısız kitlenin) gün yüzüne çıkması (catch-up effect) olduğunu belirtir.
Eski DSM (psikiyatri kılavuzu) kuralları, DEHB'yi sadece 'sınıfta sırasında oturamayan 7 yaşındaki yaramaz erkek çocuğu' olarak tanımlıyordu. Sessiz kız çocukları, hayal kuran içe dönükler veya zekasıyla durumu örtbas eden (maskeleyen) başarılı yetişkinler yıllarca depresyon veya anksiyete tanısı aldı. Bugün artan vakalar, 'yeni hasta olanlar' değil, nihayet 'doğru gözlüğü takan' geçmişin kayıp çocuklarıdır.
---
Sosyal Medyanın Çift Taraflı Kılıcı
Sosyal medya platformlarındaki semptom içerikleri ('Bu 5 işareti yapıyorsanız DEHB'siniz') yanlış kendi kendine tanı koymalara (self-diagnosis tehlikesi) yol açabilir. Çünkü dikkat eksikliği veya erteleme; uykusuzluk, tiroid, vitamin eksikliği veya travma kaynaklı da olabilir.
Ancak öte yandan dehb.ailesi gibi platformlar sayesinde muazzam bir psiko-eğitim devrimi yaşanmaktadır. Videoları izleyip 'hayatım boyunca bende neyin yanlış olduğunu şimdi buldum' diyen milyonlarca yetişkin ilk kez tıbbi yardım isteme cesareti bulmuştur. Tanıyı doğrulamak her zaman uzmanın işidir, ancak 'Farkındalık' sosyal medyanın engellenemez başarısıdır.