''Beni Dinlemiyorsun'': Kopan İletişim ve Dopamin
Beni Dinlemiyorsun!: DEHB beyninin konuşma sırasında dopamin arayışına girmesi ve partnerin bu durumu kişiselleştirmemesi.
Her Sese Eşit Değer Veren Beyin
biz_happyiz sayfasında sıklıkla işlenen bir diğer tema, soh পুনরায়ht esnasındaki kopuşlardır. Nörotipik bir yetişkin, partneri konuşurken kafedeki müziği, yan masanın sohbetini ve dışarıdan geçen araba sesini 'filtreleyebilir'.
DEHB beyninde bu filtre yoktur. Partnerinin anlattığı derin bir duygusal hikaye ile, o an yan masadan düşen çatalın sesi beyin için 'Eşit Önemde' uyaranlardır. Dikkatin aniden çatala veya arkadaki televizyona kayması, partnerin anlattıklarına verilen değerin eksikliğini değil, beynin dopamin havuzundaki sızıntıyı gösterir.
> [!TIP]
> Dikkatin dağılması kasten yapılan bir saygısızlık değil, istemsiz bir otonom reflekstir
---
Sohbeti Çapalamak
Bu kopuşları önlemenin nöro-uyumlu yolu, önemli konuşmaları 'Uyaransız' ortamlarda (TV kapalıyken, telefonlar uzaktayken) yapmaktır. Bulaşık yıkarken arkanızdan atılan bir cümleyi beynin yakalaması çok zordur.
Partner bir şey anlatmadan önce fiziksel bir çapa atmalıdır (Örn: Elini tutmak veya omuzuna dokunmak). 'Şu an dikkatini bana verebilir misin, sana önemli bir şey anlatacağım' demek, dağınık durumdaki yürütücü işlevleri tek bir hedefe ('İletişim' klasörüne) toplamasını sağlar.
> [!TIP]
> Fiziksel temas (dokunmak), dikkati o anki ana sabitleyen biyolojik bir çıpadır
> [!TIP]
> Söze direkt girmek yerine 'Şu an dinlemeye müsait misin?' diye dikkati rezerve etmek gerekir