Mükemmeliyetçilik ve Sahtekar Sendromu
Yüksek potansiyele inancın, basit hatalarla çöküşü ve eyleme geçememe (paralizi) sorunu.
Beklenti Uçurumu: Kendi Potansiyelinden Korkmak
2e bireyler, küçüklüklerinden beri büyük bir 'potansiyele' sahip olduklarını duyarak büyürler. Ancak yürütücü işlevlerindeki (planlama, zamanı ayarlama vb.) nörolojik zayıflıklar nedeniyle bu potansiyeli kağıda dökmekte inanılmaz zorlanırlar. Zihinlerindeki eser (fikir) kusursuzdur, ancak bunu fiziksel gerçeğe dönüştürme süreci (örn: yazıyı yazmak) kusurludur.
Bu uçurum, derin bir mükemmeliyetçilik doğurur. 'Eğer zihnimdeki kusursuzlukta yapamayacaksam, hiç başlamayayım' inancı, 2e bireylerin en büyük düşmanıdır. Eylemden kaçınma, dışarıdan tembellik olarak görülür ancak içeriden dehşet verici bir başarısızlık korkusudur.
---
Sahtekar Sendromu (Imposter Syndrome)
Bu bireyler hayatta çeşitli başarılar elde etseler dahi, içten içe kendilerini bir 'sahtekar' olarak görürler. Basit bir vergi formunu dolduramadıklarında veya bir fatura ödemeyi unuttuklarında, zekalarına olan inançları tamamen çöker. 'Eğer bu kadar zekiysem bunu neden yapamıyorum? Demek ki aslında zeki falan değilim, sadece insanları kandırıyorum' düşüncesi hakim olur.
Bu sendromdan kurtulmanın yolu, beynin 'asenkron' işlediğini kabul etmektir. Kuantum fiziği anlayabilmek ile çamaşır katlamayı becerebilmek zihinde aynı işlemleme departmanına ait değildir. Bu kabul, öz-şefkati doğurur.